Kusursuz Suç Neden Yoktur? Suç nedir?

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 01:01

   Bu makalede, kalıplaşmış bir biçimde ilerleyen “kusursuz suç yoktur” cümlesini incelemeye alarak, açıklamada bulunacağım. Peki nedir bu cümle ya da ne demek istenmiştir bu cümlede? Diğer tüm konularda olduğu gibi bu kavramda da doğru soruları sorarsak, varmamız gereken cevaba ulaşabiliriz.
Doğru soruları sorduğumuz vakit istisnalar dışında ulaştığımız cevapların,toplumsal açıdan kabul edilip edilmemesi önemli değildir. Bu cevapların ne kadar mantıklı olduğu kararına ancak çeşitli tecrübeler yaşayarak varabiliriz. Bu tecrübelerin bize kattıklarını göz önünde bulundurarak, aldığımız cevapların ne kadar doğru olduğu konusunda bir fikir yürütebiliriz. Bu yüzden kişisel gelişimin asıl kaynağında olduğu gibi, sorgulayacağımız kavrama, doğru soruları sorarak makalemize başlayacağız. Örneğin,

Aitlik kavramı. —> “Bu vücut benim” cümlesini inceleyelim. İlk bakışta insanların genel olarak düşündüğü şey, vücudun size ait olduğudur. Fakat olaylara farklı açılardan yaklaşmak istiyorsak, “sen kimsin?”, “Bu vücuda sahip olduğunu kanıtlayabilecek birisi misin?” sorularını sormalıyız. Bu tarz soru veya sorular, vücudun kendisine ait olduğunu iddia eden kişinin yani iddia sahibinin aslında bu vücuda sahip olup olamayacağının cevabına erişmemize izin verir. Yahut sen kimsin dediğimiz zaman, karşımızdakinin cevabına göre küçücük bir cümleden felsefe yapabiliriz. 

  • “Bu vücut benim”
  • Sen kimsin?
  • Bu vücut benim ama ben bu vücut değilim. 

     Tam anlamıyla bir cümleye inanmadan önce bu cümleye doğru soruları sormamız gerekiyor. Vücudun sahipliğini kendisi üzerine alan kişinin kim olduğunu sorgulamazsak birazdan ulaşacağımız sonuca varmamıza imkan olmazdı. Kişi, bu defter benim dediği vakit kendisi o defter olmaz. İddia sahibi, bu vücut benim dediği zaman aslında kendisinin o vücut olmadığını iddia ediyordur. Kurmuş olduğu cümle, sadece sahiplik bildiren bir durumdan ibarettir. Peki kendisi kimdir? Bu sorunun cevabına bu makalede ulaşmayacağız elbette fakat değinmek istediğim nokta şudur, yapılan iddiaya doğru yaklaşımlarda bulunmalıyız. Bu yaklaşımlar, illaki bir soru bildirecektir demiyorum fakat bakış açımızı değiştirip farklı pencerelerden bakmayı öğrenmeliyiz.

Örnekler “Tanrının Formülü” adlı kitaptan alıntıdır.

      Suç kavramına girmeden önce suçların ne tür evrelerden oluştuğuna değinelim. Suçlar saldırı ve savunma mekanizmaları olmak üzere 2 evreden oluşur. Bir taraf suçu işlemek için saldırıyorken, diğer taraf suçun işlenmesini savunuyordur. Bu cümle belleğinizde kalsın. Konunun ilerleyen kısımlarında değineceğim.

 O halde nasıl bakmamız gerektiğini biliyorsak, “Kusursuz suç yoktur” cümlesini incelemeye başlayıp sorularımızı soralım.

  • Bu cümle neye göre söylenmiştir ?
  • Bu cümlenin kapsadığı alanlar nerelerdir ?
  • Bu cümle kurulurken herhangi bir karşılaştırma yapılmış mı?

Bu cümle neye göre söylenmiştir ?

   Bu cümle, “bilmediğimiz bir detay olduğunu bilemeyiz” fikrine hitaben ortaya atılmıştır. Olaya mantıksal bir açıdan yaklaşacak olursak hemfikir olacağımızı zannediyorum zira tüm detayları hesapladığımızı iddia etsek dahi hala hesaplayamadığımız bir detayın var olup olmadığından emin olamayız. Buda suçların kusursuz bir şekilde planlanamayacağı sonucuna ulaşmamıza sebebiyet verir. 

Bu cümlenin kapsadığı alanlar nerelerdir ?

    Kapsadığı alanları tespit edebilmemiz için, 3 numaralı sorunun da cevabına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü, mantıklı bir cevap, genel hatlarıyla akla uygun bir şekilde sorulmuş soruların cevaplarının tümüyle bağdaşık bir şekilde ilerler. Yani ilk sorunun cevabı ile son sorunun cevabını bir şekilde birbirine bağlayabiliyorsak doğru soruları sormuş ve doğru cevaplara ulaşmışızdır. Yinede ufak bir şekilde, 3.sorunun cevabına temel atma amacıyla beraber bu sorunun cevabına değinecek olursak, kapsadağı alanların karşılaştırmadan ibaret olduğunu savunabiliriz. Zira suçun asla kusursuz olamayacağını savunurken hangi suçlardan bahsetmiş olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu yüzden nereleri kapsıyor diye sormanın mantıksız bir yönü yok. Bahsi geçen cümle, istisnaları işin dışında mı tutuyor yoksa ufacık ihtimalleri bile kapsıyor mu? İşte tüm bunların cevabına ulaşabilmek için karşılaştırma yapılıp  yapılmadığından emin olmalıyız. Buda 3.sorumuzun cevabı demek.

Bu cümle kurulurken herhangi bir karşılaştırma yapılmış mı?

Kesinlikle karşılaştırma yapılmıştır. Peki ne ile karşılaştırma yapılmıştır? Bir suçun kusursuz olabilmesi için o suçun daha önceden tahmin edilememiş olması gerekiyor. Zira bu suç daha önceden tahmin edilebilmiş ise çeşitli savunma mekanizmaları oluşturulmuştur.  

“Bir taraf suçu işlemek için saldırıyorken, diğer taraf suçun işlenmesini savunuyordur.” cümlemi hatırlayın. Bu iki evreyi açıklayalım.

     Saldırı mekanizması suçu işlemeye çalışan kişinin kurduğu bir düzenektir. Kişi, başarmaya çalıştığı suçun başarılı olabilmesini sağlamak için saldırı yapacağı yer hakkında bilgi edinir. Peki bu edindiği bilgileri nereden alır? Elbette ki savunma mekanizmasından. Savunma ve saldırı mekanizmaları bir suçun ayrılmaz ikilisidir. 

Savunma mekanizması neye göre oluşur? –> Bu sistem, daha önceden yaşanmış tüm suçların korunmaya dahil edilmesiyle çalışır. Saldırı yapmış kişinin başarılı olup olamaması önemli değildir. Sonuç olarak suçu işleyen kişinin düşündüğü saldırı fikri ortaya çıkmıştır ve bu fikir savunma mekanizmasının içerisine dahil olmuştur. Zira savunmayı isteyen insanlar, ortaya çıkmış bu saldırı fikrinin bir başkası tarafından denenmesini engellemeye çalışır. Kısacası savunma mekanizmaları,

saldırıyı yapmaya çalışan suçluların bulduğu fikirlerin tümüyle + tahmin edilebilenlerin tümüyle oluşturulur.

Saldırı mekanizması neye göre oluşur? –> Bu sistem, ilk zamanlarında tam anlamıyla hayal gücüyle oluşmuştur zira işlenen suçların türlerini bilmeden, insanlar birbirinden bağımsız suçlar işlemişlerdir. Tüm bunlar kendi hayal güçlerinin bir ürünüdür. Fakat şu günlerde saldırı mekanizmaları, savunmaların yoğunluğundan ötürü

savunma mekanizmaları + hayal gücü + başkalarının bulduğu saldırı türlerinden oluşur.

     Şimdi bu ikisi arasındaki karşılaştırmaya gelecek olursak,  konumuzun ana cümlesinin içerisindeki detayları açığa kavuşturmuş oluruz. Kusursuz suç yoktur çünkü saldırıyı yapacak kişi, oluşturduğu fikrinin savunma mekanizmasının içerisinde olup olmadığından emin olamaz. Buda savunma ve saldırı mekanizmaları arasında bir karşılaştırma yapmaya iter bizi. Mesela, “Savunma mekanizmaları saldırıya oranla daha karlıdır”. Bu tarz bir karşılaştırmayı bizzat yaptım ve ulaştığım sonuç şuydu,

Kayseri escort iletişim için bizi ziyaret edebilirsiniz.

      Savunma mekanizmalarının genel olarak saldırı mekanizmalarına oranla 1-0 önde başladığı söylenir. Çünkü eğer savunmacı sizseniz zaten bir kalenin içerisindesinizdir. Bu yüzden saldırıyı yapacak kişiden 1-0 önde başlarsınız. Fakat sorun şu ki savunma mekanizması oluşturduğunuz zaman ortaya attığınız fikir artık varolmuştur. Yani saldırıyı yapacak kişi, aslında size nereden vurması gerektiğini biliyordur. Çürütülmeye mahkum bir şekilde savunma fikrinizi ortaya salmışsınızdır. Saldırı kısmında ise durum böyle değildir. Daha önceden yapılmış saldırıları inceler alınmış önlemleri düşünür henüz oluşturulmamış bir fikir ortaya attığınıza inanarak ilerlersiniz. Saldırıyı yaptığınız yer, saldırı fikrinizi daha önceden hesaplayıp savunmaya almamışsa 1-0 olmasının bir manası yoktur. 

     Buradaki önemli detay ise şudur, Saldırı yaptığımız zaman fikrimizin daha önceden hesaplanıp hesaplanmadığını bilemeyiz. Yani oluşturduğumuz fikrin aşırı derecede dahiyane olması bile bu ihtimali çürütmeye yetmez. Saldırı yapacağımız kale, savunma mekanizmasına sizin fikrinizi daha önceden eklemişse yaptığınız planın bir önemi kalmaz. 

     “Kusursuz suç yoktur” cümlesini size vermiş olduğum bu bağlamların ışığında incelemeye alacak olursak, anlayabiliyoruz ki küçük detay gibi görünse dahi, yüzyıllarca süregelen bir kavramın en neti hali yansıtılmıştır. Bu cümle kurulmadan önce çeşitli sorular sorulup cevaplandırılmış aynı zamanda savunma ve saldırı mekanizmaları arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Kimileri bu karşılaştırmaların sonucunda savunmanın daha karlı olduğuna inanmıştır. Kimileri ise var olmuş bir savunma mekanizmasının çürütülmeye mahkum olduğuna inanıp saldırının daha karlı olduğunu savunmuştur.

Bizim için, kusursuz suç yoktur çünkü, saldırıyı yapacak kişi, oluşturduğu fikrinin savunma mekanizmasının içerisinde olup olmadığından emin olamaz.

Aynı zamanda  kusursuz savunma yoktur çünkü, savunma mekanizması artık var olan bir kavramdır ve başkası tarafından öğrenilip çürütülebilir ya da savunma almadığı noktalardan saldırılabilir. 

DİPNOT: “Savunma almadığı noktalardan saldırılabilir” cümlesi bile başlı başına bir paradokstur. Çünkü, saldıracak kişi ürettiği fikrin o mekanizma içerisinde olup olmadığından emin olamaz.

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir