İlk Kez Gördüğümüz İnsanı Tanıma ve İnceleme

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 01:36

     İyi veya kötü şartlar altında ilk kez görüp, tanıdığımız insanları,  beynimiz en az 2 filtreden geçirir. Buna en az 2 dememin sebebi, kendi araştırmalarım ve tespitlerimin sonucu 2’yi gösteriyor olabilir fakat bilmediğim bir detay olduğunu bilemeyeceğim için daha fazla olabileceğine ihtimal veriyorum. Kendi saptamalarımın sonucunu söyleyecek olursam 2 evre, tanıma ve inceleme evreleridir. Tanıma ve inceleme aşamalarını tespitlerime göre her bireyin beyni otomatik ve büyük bir hızla gerçekleştiriyor olsa da bu evreleri farkındalık sahibi olan bireyler otomatik olarak çalışan beyne oranla daha kapsamlı bir biçimde gerçekleştirebiliyor. Biz bu makalede, tanışma sırasında seri bir şekilde çalışıp, aldığı her bilgiyi değerlendirmeye koyan beynimize destek olarak neler yapabileceğimizi ele alacağız.

    Beynimiz, bizim düşünmemizi beklemeden salise salise hesap yapan bir mekanizma olduğundan öncelikle tanıma ve inceleme evrelerini kimler üzerinde çalıştırır onu öğrenelim. İnsanlar, kendilerine katkısı bulunmayacak insanları, fedakarca davranılan durumlar haricinde umursamaz ve uzak dururlar. Öyledir ki bunu beynine kazımış veya bir kaç defa başka bir insana uygulamış kişilerde, beyin bunu ön planda tutar ve ilk kez iletişime geçtiğiniz kişiyle tekrar karşılaşıp karşılaşmayacağınızı değerlendirerek tanıma ve inceleme mekanizmasını başlatır. Sokaktan geçerken şans eseri iletişim kurduğunuz bir kişiyle, tekrar karşılaşma ihtimaliniz ve kendisiyle gelecek kurabilme şansınızın olup olmadığını hesaplayarak kendisinde bazı değerlendirmeler yaparsınız. Elbetteki bunu siz pek çok zaman bilinçli yapmayıp beyninize bıraktığınızdan ötürü farkında değilsiniz. İhtimaller sıfırı gösteriyorsa zaten kendisine vereceğiniz cevaplar sonuç odaklı olup konuşmayı hızlıca sonlandıracaktır. Peki ya bir gelecek kurma şansımız varsa?

 

     O zaman bu konuşmanın sonucu önemli bir noktaya varabilecek potansiyele ulaşacak ve beyninizi çeşitli değerlendirmeleri yapması için çalışmaya itecektir. Bu görüşmede tanıma ve inceleme aşamaları iç içe çalışacağından ayrı ayrı tanımlamayacağım. Tek bir örnek her iki aşamayı bile anlatıyor olabilir. Bu yüzden anlatacaklarım tek bir başlık altında olup aslında bu 2 evreyi temsil edecektir. İlk kez gördüğümüz insan için yapılacak değerlendirmelere geçmeden önce “iş görüşmesi” konusunu buradan uzak tutmak istiyorum. Zira böylesi bir durumda karşı taraf her zaman baskın olacağından, iş bulmak adına odaya giren kişi geri planda kalıp çıkarı adına tanışma evresinde her yolu deneyebilir. Bense iki insanın eşit şartlar altında karşılaşmasından gün yüzüne çıkabilecek sonuçları sizlere sunmak istiyorum.

      Sonucunun bizim için bir önem arz ettiğini düşündüğümüz tanışma evresinde öncelikle kişide yoklayacağımız bazı noktalar vardır. 

  • Karşımızdaki insanın, henüz iki tarafa bilinmez olan bilgiye ulaşma biçimi yani nasıl düşündüğü
  • Kendi kişiliğini ne kadar tanıdığı ve kendisi için belirlediği hazır cevaplar

    Her insanın kendisine ait, henüz oluşturulmamış cevaba ulaşma şekli vardır. Soru yönelttiğimiz takdirde bazıları havadan süzülerek bilgiyi kırpıp cevap verirken bazıları cevap metro durağının sonunda ise tren raylarından bisikletle geçip onu size iletir. Konuşmamızın bitişinde önemli bir noktaya varacağımızı düşündüğümüz zaman, karşımızdaki insanın mantığını ne şekilde kullandığını tespit etmeye çalışırız. Buna direk tanışma evrelerinde sorulan sorularla örnekler verecek olsaydım anlaşılmaz olurdu zira beyin bunu otomatik yaptığından çok küçük atışlar yapar. Bu atışları detaylandırıp açıklamak oldukça zor olacağından daha bariz bir örnekten vereceğim.

Karşımızdakinin henüz iki tarafa bilinmez olan bilgiye ulaşma biçimi nedir? Nasıl saptanır? Ayrıca kendi kişiliğini ne kadar tanıyor?

    Öncelikle ilk kez tanıştığımız insana yönelteceğimiz soru şu olsun, “Küçüklüğünden bu yana koşu yarışlarında 1. olmak isteyen çocuk şuanda 20 yaşında. Bunu nasıl başarabilir?”. 

     Bu soruyu sorduktan sonra kişinin vereceği cevaptan da mantıksal süzülüşünü tespit etmek cevabın zekice verilip verilmediğiyle örtüşüyor olsa da şuanda kullanacağım taktik bu değil. Karşımızdaki insanın verdiği cevaptan ziyade bu cevaba nasıl ulaştığı önemli. Kişi size cevap vermeden önce aklından şunu geçirmiş olabilir.

“Bir şeyin cevabını vermeden önce, biz söyledikten hemen sonra işlenmeye başlayacak olan cevabın önünü kapatabilecek ihtimalleri hesaplamalıyız.”

   Verdiğim bu cümlede kişide 2 şeyi görürüz. 

1.olarak bu cümleyi kişi, soruyu sorduğunuz anda düşünmemiş olabilir. Cevap vermeden önce nasıl cevap vermesi gerektiğini düşünmüş birisini gördüğümüzde onun kendisini ne kadar iyi tanıdığını ve önceden kendisi için hazırlamış olduğu hazır cevaplarının olduğunu saptamış oluruz.

2.olarak ise daha ortaya çıkmamış olan cevaba yaklaşma biçimininin bir kısmını görmüş oluruz. Sorulan soruyu yanıtlamadan önce önündeki ihtimalleri hesaplayarak mantıksal bir silsile oluşturan kişi, cevabının ilerleyen kısımlarında düşünce akışını tamamen belli eder. Peki bunu nasıl yapar?

    Örnek olarak gösterdiğim soruyu inceleyerek bu bölümü okuyunuz. Sorudan sonra bir müddet düşünen kişi direk olmazsa olmazımız olan cevaplardan birini kullanıp “azmederek” demektense, size

  • Bu kişinin ayakları var mı?
  • Koşmasına engel olacak herhangi bir problemi var mı?

   Bu tarz sorular yöneltiyorsa, onun cevaba ulaşma biçimini görmüş olursunuz. Zira bunu her şekilde öğreneceksiniz. Bu soruları size yöneltmektense “Akciğerlerini genişletmeli, bolca spor yapmalı” cevabını da verebilir. Sormuş olduğunuz sorulardan sonra kendisinin size verdiği cevapların türleri ilginizi ne kadar çekiyorsa o kişiye karşı göstereceğiniz tepkinin türü de o kadar iyi olacaktır. Zira yukarıda verdiğim cevaplardan hangisi daha çok hoşunuza gittiyse ilk kez tanıştığınız insanda da bu cevapları görmüş olmanız kendisini tanışma evresinde +1 puanla başlatacaktır. Siz tamamen düz bir şekilde buzun üzerinde kayarak cevaba ulaşıyor olabilir aynı zamanda karşınızdaki insanında böyle olmasını istiyor olabilirsiniz. Akciğerlerini genişletmeli diyerek cevaptan sıyrılabilir ya da karşınızdakine en doğru cevabı verebilmek adına ondan gerekli bağlamları vermesini isteyerek spor yapması için bir engelinin olup olmadığını sorabilirsiniz. Tüm bunları yaptığınız zaman ulaşmamız gereken sonuç şudur,

   Beynimiz, ilk kez iletişim kurduğumuz kişide tanıma ve inceleme  evrelerini gerçekleştirirken, karşımızdaki insanın sorularımıza verdiği yanıtları değerlendirerek ona karşı ilgimizi artırıp azaltır ve bu artırıp azaltmaları yaparken dediğim gibi kişinin henüz ortaya çıkmamış cevaba ulaşma biçimi ile kendisini ne kadar iyi tanıdığını değerlendirir. Bu değerlendirmelerin sonucunda, karşımızdaki insana 2.kez iletişime geçme fırsatı tanır ya da tamamen yok sayarız. 

 

 Yazarın Notu: Verdiğim örnekteki soruyu kendim cevaplayacak olsaydım, öncelikle en doğru cevaba varabilmek için karşımdaki insandan gerekli bağlamları isterdim. Söz konusu olan kişinin ayaklarının olup olmadığını bilmek, saatlerce onu 1.yapabilmek için neler yapabileceğini düşünmeme engel olup zamandan tasarruf etmemi sağlayabilirdi. Bence burada ilk düşünmemiz gereken şey  daha çok koşabilmesi için akciğerlerini nasıl genişleteceği değildir. Bu kişinin daha çok koşup, azami limitine ulaşmasını engelleyecek herhangi bir detayın olup olmamasıdır. Bu yüzden cevap vermeden önce karşımızdan gerekli bağlamları almalı, vereceğimiz cevapları çürütebilme potansiyeline sahip olan delilleri ortadan kaldırmalıyız.  Böyle düşünüyor olmamın sebebi, hayatın her köşesinin adım, soru ve cevap şeklinde olmasıdır. Yaşadıklarımız karşısında evrene mutlaka bir cevap veririz. Pek çok cevabımız çürütülür ve başarısızlığa uğrar zira cevabı sadece mecbur hissettiğimiz için veririz. Yeni tanıştığımız insanın bize sorduğu soruyu cevaplama mecburiyetinde olduğumuzu hissettiğimiz için çok az düşünülen cevaplar verir işin içinden çıkmaya çalışırız. Bu nedenledir ki cevaplarımızın pek çoğu çürütülür.  Biri size vurduğunda karşı cevap olarak sizde vurursunuz fakat vurduğunuzun ne kadar etkili olduğu ancak ve ancak sizin ne için cevap verdiğinizle örtüşür. Sadece mecbur olduğunuzu düşündüğünüz için bunu yapmak yerine başınıza gelen durumu kabullenip, düşünülmüş ve hesaplanmış bir yumruğun daha faydalı olacağının bilincinde olursanız hayata yönelik vereceğiniz her cevabın çürütülmesine sebep olacak her şeyi hesaplarsınız.

    Sanırım benim henüz oluşturulmamış cevaba ulaşma biçimim, raylardan kayarak metro durağına ulaşmak gibi bir şey:).

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort